Millet Olarak “Devlet Aklı”na İhtiyacımız Var

Devlet aklının dış politikada vücut bulduğu yer Dışişleri Bakanlığımızdır. Millet olarak "devlet aklı" ile hareket edecek yetenek ve olgunluğa sahip olmak, daha başından tüm provokasyonları ve tehlikeleri bertaraf edecektir. Dolayısıyla Dışişleri Bakanlığımızın bu süreci Sayın Başbakan ve Başbakanlık başta olmak üzere alt ve üst kurumlarla birlikte başarı ile yönettiğini düşünüyorum. Sayın Davutoğlu'nun göstermiş olduğu performansı büyük bir duygusallıkla izliyorum. Kanımızın ve canımızın değerinin teyidi açısından ortaya konan çalışmaların 200 yıllık geçmişte tarihi bir misyona sahip olduğu kanaatindeyim.
"Orantısız Risk" Almayalım, Türkiye Yavaşlatılmak İsteniyor
Şüphesiz burada en temel unsur öfke ve heyecanımızı kontrol etmemiz gerektiğidir. Çünkü öfke ve heyecanımızı kontrol edemezsek, düşmana ihtiyacımız olmayabilir. Orantısız risk almayalım. Zamanın, stratejide ne kadar önemli olduğu dikkate alınarak bu krizin yönetilmesi gerekiyor. Ülkemizin kazanımlarının korunmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kurtuluş Savaşı'nda nasıl top mermisini kendi çocuğunun örtüsüyle kapatan bir annenin hassasiyeti var ise, bizim de ülkemizin kazanımları konusunda hem bugün hem de geleceğimiz için aynı hassasiyeti göstermemiz gerekiyor. Özellikle Güneydoğu Anadolu bölgemiz üzerinden bizi çok yakından etkileyen Ortadoğu, çok bilinmeyenli denklemler ve kutsal paradigmalarla örülü bir kriz bölgesi. Güncel tarih itibari ile terörün şiddetini artırdığını ve birliğimize yönelik tehdit oluşturduğunu görmemiz gerekiyor. Orantısız riskler almadan, heyecan ve öfkeyle hareket etmeden gücümüzü doğru tasarruf edebilirsek her anlamda bu süreci lehimize önemli sonuçların alındığı bir tabloya dönüştürebiliriz.
İsrail "Çok Kutuplu Dünya"yı Anlayamadı
İsrail dünyada özellikle son 10 yılda belirginleşen çok kutuplu güç sistematiğini anlamış değildir. Çünkü izlediği politikalar bunu anladığına dair bir işaret taşımıyor. İsrail'in izlemiş olduğu politika ve yaklaşım tarzı, dünyanın tek süper güç tarafından yönetildiği ve bunun kayıtsız şartsız İsrail'e destek verdiği bir anlayış içerisinde şekilleniyor. Oysa dünyada çok kutuplu bir güç sistematiği oluşuyor, yeni bölgesel dengeler kuruluyor. İsrail'in de buna göre tavırlarını ve dış politikadaki yaklaşımlarını revize etmesi gerektiği kanaatindeyim. Uluslararası hukuk açısından bu kadar duyarsız, umarsız ve uluslararası hukuka uymaya bu kadar uzak olan bir ülke profiline karşı en büyük silahımız, büyük devlet geleneğimizden de ilham alarak uluslararası hukuk kurallarına ve kurumlarına olan çağrıyı güçlendirmemizdir.




TASAM tarafından düzenlenen “2. İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu” İstanbul’da gerçekleştirildi. Yoğun bir katılımla yapılan forum sonrası açıklanan deklarasyonda şu hususlara dikkat çekildi:
Ülkeler arasındaki vize uygulaması, soğuk savaş dünyasının ürünü. Dünyayı kesin sınırlara ayıran, kutuplaştıran, bölen bir anlayışın da simgesi aynı zamanda.
Türkiye'nin iç ve dış değişim dinamiklerinin son yıllarda sergilediği ivme, ekonomiden dış politikaya, bilim ve teknolojiden sanata kadar geniş bir alanda cereyan etmekte ve yeni risk ve fırsat alanlarının doğmasına imkân tanımaktadır.
Çok kutuplu yeni dünya düzeni ile birlikte küreselleşme süreci de hız kazandı. Ve bu süreç en çok iletişim ve medya üzerinde etkisini gösterdi.
Can cultural diplomacy help get Turkey into the European Union? Within the EU, Turkey’s accession process is a highly debated issue. Almost everyone seems to have an opinion on the matter, although it can be argued that most of these opinions are not based on rationality and facts.
Soğuk Savaş döneminde, uluslararası politika ile iç politika arasında daha belirgin bir ayrılık mevcut idi. Dış politika; o dönemde daha çok ulusal güvenlik, askeri tedbirler, enerji kaynaklarına ulaşım, devletler arası çatışmalar, ideolojik rekabet ve nekonomik kalkınma planları gibi yüksek politika konularından oluşuyordu.
Özünde dürüstlük, doğruluk, sadelik, samimiyet yer almakta olan kamu diplomasisi, siyasal fikirlerden ziyade vatandaşların kalbine ve beynine ulaşarak ortak çıkarlar merkezinde diyalog kurmak fikrinde yükselmektedir.