ABD’nin Kamu Diplomasisi Stratejisi : Akıllı Güç...
Yumuşak güç ve kamu diplomasisi günümüz uluslararası ilişkiler literatüründe sıkça kullanılan kavramlar haline gelmiştir. Yumuşak güç, “bir ülkenin dünya siyasetinde isteği sonuçlara, onun değerlerine hayran olan, onu örnek alan, refah seviyesine ve fırsatlarına özenen ülkelerin kendisini izlemesiyle ulaşmasıdır. Yumuşak gücün en önemli unsurlarından biri olan kamu diplomasisi ise basitçe, bir hükümetin başka bir ulusun halkını ve aydınlarını, bu ulusun politikalarını kendi avantajına döndürmek amacıyla etkilemeye çalışmasıdır. Değişen uluslararası ortam sonucunda öne çıkan bu kavramlara uluslararası arenadaki ayrıcalıklı konumunu sürdürmek isteyen ABD’nin kayıtsız kalması şüphesiz mümkün değildir. Sahip olduğu ekonomik, demografik, kültürel, teknolojik ve politik güç ile beslenen yumuşak gücü, ABD’ye kamu diplomasisi faaliyetlerinde de kolaylık sağlamaktadır. 2008 yılı verileriyle 14 trilyon dolarlık gayri safi yurtiçi hasılası ile dünyanın bir numaralı ekonomik gücü olan Amerika, dünyanın en tanınmış ve en çok ciro yapan şirketlerinin çoğuna da sahiptir: Microsoft, Mc Donald’s, Coca Cola, Mobil, Procter&Gamble… Evrenselleşmiş Amerikan kültürü, bu kültürün en önemli dağıtıcısı olan Hollywood, dünyaca tanınan Amerikalı sporcular ve sanatçılar, öğrenci değişim programları, dünyaca ünlü Amerikan üniversiteleri ve basın kuruluşları Amerikan’ın kamu diplomasisi çalışmalarında elini güçlendiren en önemli unsurlardır.
Emine Akçadağ'ın yazısının devamını okumak için lütfen tıklayın.




TASAM tarafından düzenlenen “2. İKT Üyesi Ülkeler Düşünce Kuruluşları Forumu” İstanbul’da gerçekleştirildi. Yoğun bir katılımla yapılan forum sonrası açıklanan deklarasyonda şu hususlara dikkat çekildi:
Ülkeler arasındaki vize uygulaması, soğuk savaş dünyasının ürünü. Dünyayı kesin sınırlara ayıran, kutuplaştıran, bölen bir anlayışın da simgesi aynı zamanda.
TASAM’ın kuruluş fikri nasıl ortaya çıktı?
Türkiye'nin iç ve dış değişim dinamiklerinin son yıllarda sergilediği ivme, ekonomiden dış politikaya, bilim ve teknolojiden sanata kadar geniş bir alanda cereyan etmekte ve yeni risk ve fırsat alanlarının doğmasına imkân tanımaktadır.
Çok kutuplu yeni dünya düzeni ile birlikte küreselleşme süreci de hız kazandı. Ve bu süreç en çok iletişim ve medya üzerinde etkisini gösterdi.
Can cultural diplomacy help get Turkey into the European Union? Within the EU, Turkey’s accession process is a highly debated issue. Almost everyone seems to have an opinion on the matter, although it can be argued that most of these opinions are not based on rationality and facts.
Soğuk Savaş döneminde, uluslararası politika ile iç politika arasında daha belirgin bir ayrılık mevcut idi. Dış politika; o dönemde daha çok ulusal güvenlik, askeri tedbirler, enerji kaynaklarına ulaşım, devletler arası çatışmalar, ideolojik rekabet ve nekonomik kalkınma planları gibi yüksek politika konularından oluşuyordu.
Özünde dürüstlük, doğruluk, sadelik, samimiyet yer almakta olan kamu diplomasisi, siyasal fikirlerden ziyade vatandaşların kalbine ve beynine ulaşarak ortak çıkarlar merkezinde diyalog kurmak fikrinde yükselmektedir.